Ayetel Kürsi
Ayetlerin Efendisi:
Ayetel Kürsi
(Bakara 255. ayet)

Nas Suresi (Nas Felak)

Mekke döneminde inmiştir. 6 âyettir. Mushaftaki sıralamada 114., iniş sırasına göre 21. sûredir. Felak sûresinden sonra, İhlâs sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Felak sûresinin Medine’de indiğini söyleyenler Nâs sûresi için de aynı şeyi söylemişlerdir.

Her türlü emin olamadığınız şeylerden bu sureler ile Allah'a sığınabilirsiniz. Gece yatmadan önce Ayetel Kürsi, İhlas Suresi, Felak Suresi ve Nas Suresi'ni okuyun bunlar size kafi gelirler. Bu sureleri devamlı olarak okuyan devamlı bir sıhhat içinde olur.

Peygamberimiz (S.a.v.) "Felâk Nâs sûrelerini okuyup bu iki sûre ile Allah'a sığının, zira Allah'a hiç bir kul bunlardan daha fazîletli birşey ile sığınamaz" buyurmuşlardır.

Nas Suresi okunuşu

  1. Kul, euzu birabbin nâs,
  2. melikin nâs,
  3. ilâhin nâs,
  4. min şerril vasvasil hannas,
  5. ellezi yuvesvisu fi sudûrin nâs,
  6. minel cinneti ven nâs.

Nas Suresi anlamı

1-2-3-4-5-6. De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.”

Felak Suresi okunuşu

  1. Kul, euzu birabbil felâk,
  2. min şerri ma hâlak,
  3. ve min şerri gasikin iza vakab,
  4. ve min şerrin neffasâti fil ukad,
  5. ve min şerri hâsidin iza hased.

Nas Suresi Arapça

Nas Suresi

Nazar duası okuyun.

Okumak için tıklayın.

Bu sayfayı paylaşarak bize destek olur musunuz?

TwetlePaylaşPinterestRedditTumblrLinkedin

Nas Suresi
İsim Anlamıİnsan
İniş YeriMekke
İniş (Nuzül) Sırası  21
Sure Numarası114
Cüz30
Ayet Sayısı6
Kelime Sayısı20
Harf Sayısı80
KonusuSinsice kötülüğe sürükleyenlerin şerrinden Allah’a sığınılması öğütlenmektedir.

Nas Suresi dinle (video):

Muavvizeteyn ismi ne anlama gelir? Muavvizeteyn sureleri olarak bilinen sureler hangileridir?

Muavvizeteyn, iki koruyucu veya iki koruyucu sure anlamında kullanılmaktadır. Bu surelerden kasıt Felak Suresi ve Nas Suresidir. Allah'ın Rasûlunun yapmış olduğu gibi bu iki sûre ile Mü'min her türlü zararlı ve şer olan şeylerden korunmuş olur. Devamlı okunursa sihir, büyü tesir etmez, cin ve şeytan kişiye zarar veremez.

25 nas suresi, 100 nas suresi veya 313 nas suresi okumak doğrumudur?

Bu sayılar ile ilgili herhangi bir sağlam kaynak bulamadığımız gibi internet ortamında bu tarzda bir çok bilginin de olduğunu görmekteyiz. Bunları deneyip faydasını görenler olmuş olabilir. Ama bu herkes için aynı sonucu doğurmaz. Hangi niyet ile okunacağı bunu belirleyen etkenlerin başında gelir ama ne yazık ki bunu burda uzun uzadıya anlatma şansımız da yoktur.

Peygamberimizden gelen hadisler ışığında 3 felak suresi, 3 nas suresi okunduğunda faydasının olacağı Peygamberimiz tarafından bildirilmiştir.

Nas Suresi Diyanet Vakfı Meali:

  1. De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
  2. İnsanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine),
  3. İnsanların İlâhına.
  4. O sinsi vesvesenin şerrinden,
  5. O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler)fısıldar.
  6. Gerek cinlerden,gerek insanlardan(olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım!

Nas Suresi E. Hamdi Yazır Meali:

  1. De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
  2. İnsanların hükümdârına,
  3. İnsanların ilâhına,
  4. O sinsi vesvesecinin şerrinden.
  5. O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.
  6. Gerek cinlerden, gerek insanlardan.

Nas Suresi tefsiri

Allah Teâlâ insanları yaratıp maddî ve mânevî nimetleriyle hem bedenen hem de ruhen beslediği, yetiştirdiği, eğittiği için kendi zâtını rab ismiyle anmıştır. Râgıb el-İsfahânî, “mâlik ve hâkim” diye çevirdiğimiz 2. âyetteki melik kelimesini özetle şöyle açıklar: Melik, emîr ve yasaklarla insan topluluğunu yöneten kişidir. Bu kelime özellikle akıllı varlıkları yöneten için kullanılır; meselâ “insanların meliki” denir, “eşyanın meliki” denmez (Müfredâtü’l-Kur’ân, “mlk” md.). Yönetilen bütün insanlar olunca kanunlarıyla, buyruk ve yasaklarıyla onların yöneticisi, mâlik ve hâkimi de Allah’tan başkası değildir. “Mâbud” diye çevirdiğimiz ilâhtan maksat da sadece kendisi ibadete lâyık olan Allah’tır (ilâh hakkında bilgi için bk. Bakara 2/163). Allah Teâlâ bütün mahlûkatın rabbi olduğu halde burada üç âyette de, “insanlar”ın tekrarlanarak vurgulanması, onların mahlûkatın en üstünü ve en şereflisi olduğuna işarettir. Ayrıca dünyada insanları yöneten hükümdarlar, krallar ve bunları tanrı sayıp tapan kavimler geçmişte görülmüştür, bugün de farklı boyut ve tezahürlerde görülebilmektedir. Bu sebeple sûrede insanların rablerinin de, hükümdarlarının da, ilâhlarının da sadece Allah olduğuna ve yalnızca O’na sığınmak, O’na tapmak, O’nun hükümranlığını tanımak gerektiğine dikkat çekilmiştir.

“Şeytan” diye çevirdiğimiz vesvâs kelimesi, vesveseden türemiş, aşırılık ifade eden bir sıfat olup “çokça vesvese veren” demektir. Vesvese “şüphe, tereddüt, kuruntu, gizli söz, kişinin içinden geçen düşünce” demektir; terim olarak, “zihinde irade dışı beliren ve kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce ve davranışa sürükleyen kaynağı belirsiz fikir, şüphe ve kuruntu” anlamına gelir. Bir kimseye böyle bir düşünceyi telkin etmeye de “vesvese vermek” denir. Vesvese genel olarak insanı kötü, din ve ahlâk dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki vesvesenin kaynağı şeytandır. Nitekim birçok âyette şeytanın insana vesvese verdiği ifade edilmiştir (meselâ bk. A‘râf 7/20; Tâhâ 20/120). Kötülük sembolü olan şeytan, gerçek bir varlığa sahip olmakla birlikte onun insan üzerindeki etkisini psikolojik yolla gerçekleştirdiği düşünülmektedir (geniş bilgi için bk. Hayati Hökelekli, “Vesvese”, İFAV Ans., IV, 458). Vesvesenin bir diğer kaynağı ise kişinin nefsidir; Kaf sûresinin 16. âyeti de bunu ifade etmektedir.

Vesvâs kelimesi hem insanlara vesvese veren görünmez şeytanı hem de insanları yoldan çıkarmak ve onlara kötülük yaptırmak için gizlice tuzak kuran insan şeytanlarını, şeytan karakterli insanları ifade eder. “Sinsi” diye tercüme ettiğimiz hannâs kelimesi ise “gizli hareket eden ve geride kalmayı âdet haline getiren” anlamında bir sıfattır.

Sûrede cin ve insan şerrinden Allah’a sığınmayı isteyen buyruk, bizce belirsiz bir kaynaktan veya içimizden gelen arzu, duygu ve düşünceler karşısında uyanık olmayı, bunları akıl, vicdan ve dinî değerler süzgecinden geçirmeyi de içermektedir.

Son âyet-i kerîmeden de anlaşıldığı üzere insanları aldatmaya ve doğru yoldan saptırmaya çalışan iki tür şeytan vardır: Birincisi cin şeytanlarıdır ki bunlar insanların içine vesvese düşürerek onları yanlış yola sürüklemek isterler. Her insanın, kendisini kötülüklere sürüklemeye, kötü işleri onun gözünde güzel göstermeye çalışan bir şeytanı vardır. Nitekim Hz. Peygamber, her insanın kendine ait bir cini (şeytanı) bulunduğunu bildirmiştir (Dârimî, “Rikak”, 25; Müsned, I, 385). Başka bir hadiste de “Şeytan âdemoğlunun kan damarlarında dolaşır” buyurulur (bk. Buhârî, “Ahkâm”, 21). İnsanları doğru yoldan saptıran diğer şeytan ise insan şeytanlarıdır. Bunlar, gerçeklik ve değer ölçülerini kaybetmiş, kendilerini nefsânî haz ve arzuların akıntısına kaptırmış, bu mânada şeytanın esiri olmuş insanlardır. Bunlar insana çoğu zaman sureti haktan görünerek yaklaşır ve insanı sonu hüsranla biten davranışlara yöneltirler.

“Ey rabbimiz! Bize bu dünyada da nimet, güzellik ve iyilik ver, öteki dünyada da nimet, güzellik ve iyilik ver” (Bakara 2/201).

“Orada onların duaları, ‘Sen bütün noksan sıfatlardan uzaksın Allah’ım!’, karşılıklı iyi dilekleri de ‘selâm’ şeklinde olacaktır. Duaları ise ‘Âlemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun’ diyerek son bulur” (Yûnus 10/10).

Yüce kelâmının tefsiri için ortaya konan bu mütevazi çalışmanın tamamlanmasına muvaffak kıldığından dolayı Cenab-ı Allah’a hamdediyor, kusurlarımızı bağışlaması için engin rahmetine sığınıyor, bu eseri yararlı ve feyizli kılmasını niyaz ediyoruz.

Nas Felak ile ilgili hadisler:

1- Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir: Kul eüzu bi-rabbi'l-felak ve Kul eüzu bi-rabbi'n-nas süreleri". Müslim, Misafırin 264, (814); Tirmizi, Sevabu'1-Kur'an 12, (2904), Tefsir, Muavvizateyn, (3364); Ebu Davud, Salat 354, (1462,1463); Nesai, İstiaze 1, (8, 251-254).

2- Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Cabir oku!" dedi. Ben:
"Annem babam sana kurban olsun, ne okuyayım?" diye sordum. Bunun üzerine:
" Kul eûzu bi-rabbi'l-felak ve KuI eûzu bi-rabbi'n-nas sürelerini oku!" dedi. Ben de onları okudum. Resûlullah ilaveten:
" Bu iki sûreyi oku, bunlar gibisini asla okuyamıyacaksın!"dedi. Nesai, İstiaze 1, (8, 254).

3- Ukbe bin Âmir radıyallahü anh anlatır:
Bir zaman Peygamber efendimizle yolculuk yaparken şiddetli bir fırtınaya tutulduk. Resûlullah, Felâk ve Nâs sûrelerini okuyup, bana buyurdu ki:
Ey Ukbe,bu iki sûre ile Allaha sığın; zira Allaha hiç bir kul bunlardan daha fazîletli birşey ile sığınamaz!

4- Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
Kulhüvallahü ehad, Felak suresi ve Nas suresini sabah akşam üç defa oku! Bunlar sana kâfidir.

5- Hazret-i Âişe vâlidemiz, Peygamber efendimizin yatacağı zaman, "İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okuyup, ellerine üflediğini, sonra da elleri ile vücudunu sıvazladığını bildirmektedir."

İmâm-ı Rabbânî hazretleri de, "Sıkıntılı zamanlarda dört kul'leri yani kulyâ, kulhüvallahü ehad, Felâk ve Nâs sûrelerini çok okumalıdır" buyurmaktadır.

Felâk sûresini çok okuyan kimseye, Cenab-ı Hak, kolay yollardan rızık nasip eder. İnsanların hasedinden, her türlü şer ve kötülüklerden muhafaza eder.

Nâs sûresini devamlı okumayı alışkanlık haline getiren kimse, daima sıhhat ve âfiyette olur. Nazara karşı okunursa, şifâ bulur.

Son nefesini vermekte olan kimse için bu sûre okunursa, rûhu bedenden rahatça ayrılır. Yatağa girerken okuyan kimse, cin ve şeytan şerrinden kurtulur. Vesvesesiz, korkusuz rahat bir uyku uyur.

 

© 2018 - 2019 Ayetel Kürsi. Tüm Hakları Saklıdır.
Bu site "Kuran Sitesi" tarafından hazırlanmıştır.
İletişim - Künye