Ayetul Kürsi okunuşu ve anlamı

Ayetul kürsi nedir?

Ayetul Kürsi Kuran-ı Kerim'de sıralamada 2. sure olan Bakara suresinin 255. ayetidir. Bu ayet hakkında Peygamberimiz Hz. Muhammed S.a.v. ayetlerin efendisidir buyurduğu için en büyük ayet anlamında Ayetul Kürsi denilmiştir.

Bir çok alimden günümüze faziletleri hakkında bir çok bilgi gelmiştir. Akşam yatmadan ve sabah kalkınca okumanın bir çok faydasının olacağı söylenmiştir.

Ayetul Kürsi okunuşu:

Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum, la te'huzühu sinetüvvela nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, men zellezi yeşfeu indehu illa biiznih, ya'lemü ma beyne eydihim vema halfehüm, vela yühıytune bişey'immin ilmihi illa bima şa', vesia kürsiyyühüs semavati vel ard, ve la yeudühu hıfzuhüma ve hüvel aliyyül aziym

Ayetul Kürsi anlamı:

Allah, ondan başka ilah yoktur. Diri ve kayyumdur. Kendisine ne bir uyuklama nede uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olanların hepsi onundur. Onun izni olmadan kendisinin katında kim şefaat edebilir? Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Onun ilminden ancak kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek kendisine ağır gelmez. O yücedir, uludur.

Ayetul Kürsi Arapça Hat:

Ayetul Kürsi

 

Ayet'ül Kürsi hakkındaki hadisler:

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Her şeyin bir şerefi var. Kur'an-ı Kerim'in şerefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir: "Ayetü'l-Kürsi". Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2881).

Übey İbnu Ka'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Ebu'l-Münzir, Allah'ın Kitabından ezberinde bulunan hangi ayetin daha büyük olduğunu biliyor musun?" diye sordu. Ben: "O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur, O, Hayy'dır, Kayyûm'dur (yani diridir her şeye kıyam sağlayandır" (Bakara, 225) -ki buna Ayet'ü'l-Kürsi denir- dedim. Göğsüme vurdu ve: "İlim sana mübarek olsun ey Ebu'l-Münzir!" dedi." Kaynak: Müslim, Müsafirin 258, (810); Ebu Davud, Vitr, 17, (Salat 325, (1460).

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her kim akşam olunca Ha-mim el-Mü'min süresini baştan, 3. (dahil) ayetine kadar ve ayete'l-Kürsiyi okuyacak olursa bu iki Kur'an kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sayesinde akşama kadar muhafaza edilirler." Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2882).

Ebu Leyla el-Ensari radıyallahu anh anlatıyor: "(Bir gün) ben Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın yanında otururken, Efendimize bir bedevi geldi: "Hasta bir erkek kardeşim var" dedi. Resûlullah: "Kardeşinin hastalığı nedir?" diye sordu. "Kardeşimde biraz delilik var!" dedi. "Git onu bana getir!" buyurdular. Adam gitti kardeşini getirdi. Resûlullah önüne oturttu. Fatiha-ı şerife Bakara suresinin başından ilk dört ayeti, ortalarindan "Ve ila hüküm ilahün vahidün" Ayeti, Ayete'l-Kürsi, sonundan ise üç ayeti; Al-i İmrandan bir ayeti ki bunun "şehidallahu ennahula ilahe illa hu" ayetinin olduğunu zannediyorum-A'raf suresinden bir ayeti; "inne rabbikumüllezi halaga" ayeti; Mü'minün süresinden bir ayeti; "ve men yedea ma allahi ilahen ahare la ber hane lehu" ayeti; Cin süresinden bir ayeti, "Ve ennehu tuala ceddü rabbina mattehaza sahiibeten veleden" ayeti, Saffat suresinin başından on ayeti, Haşir suresinin sonundan üç ayeti; Kulhüvallahu Ahad suresi, Muavvizateyn surelerini okuyarak ona afsun yaptığını işittim. Bunun üzerine bedevi ayağa kalktı. Tamamen iyileşmişti."